Konu
Başvurucu, ihbarnamelerin iptali istemiyle açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin, 10. maddesinde yer alan “eşitlik” ilkesinin, 36. maddesinde yer alan “adil yargılanma” hakkının, 40. maddesinde yer alan “etkili bir hukuk yolu sağlanması” hakkının, 73. maddesinde yer alan vergiye ilişkin ilkelerin, 138. maddesinde yer alan mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin düzenlemenin ve 141. maddesinde yer alan “gerekçeli karar hakkının” ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Aşağıda kararın bizce oldukça önemli olan, kararın dayanaklarını teşkil eden hukuki değerlendirmelere (tarafımdan sadece başlıklar eklenmek suretiyle) yer verilmiştir.
“ Başvurucunun temel iddiası, yargılama aşamasında ileri sürülen ve esasa etkili hususların karşılanmadığına ilişkin olması nedeniyle başvuru, gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiş ve karara bağlanmıştır.
Hak arama hürriyeti
Anayasa’nın ”Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
Kararlar gerekçeli olmalı
Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” kenar başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dahil olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak görülen silahların eşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup, bu hak ve gerekçeli karar hakkı da makul sürede yargılanma hakkı gibi, adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü sözleşmenin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşmenin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dahil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No:2012/13, s. 38). Ayrıca hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçeli karar hakkı, Anayasa’nın 141. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmüyle, mahkemelerin uyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
İddiaların cevapsız bırakılması ihlaldir
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olmakla beraber, bu hak yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul ve esasa dair iddialarının cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 26).
Temyize ilişkin kararlarda gerekçe
Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması, ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilen gerekçelerin onama kararlarında kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanmakla beraber başvurucuların dile getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de tartışmadığı esaslı hususlara ilişkin temyiz başvurularıyla başvurucuların usuli haklarının ihlal edildiğine yönelik somut şikayetlerinin temyiz incelemesinde tartışılmaması gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülebilir (B. No:2013/603, 20/2/2014, § 49).
Sonuç
Anayasa Mahkemesi önüne gelen olayda mahkeme aşamasında kararların gerekçelerini yetersiz bulmuş ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Bu kararın bir dönüm noktası olma özelliği taşıdığını düşünmekteyiz. Talep edildiği halde temyiz aşamasında “duruşma” yapılmadan karar verilmesinin, “tetkik hakimlerinin” değerlendirmelerinin taraflarla paylaşılıp, onların da görüşlerini sunabilme imkanı verilmeden karar veriliyor olmasının da “adil yargılanma” ilkesine aykırılık teşkil ettiğini düşünüyorum.
Mahkemeler davaları hızlı çözümleme gayreti ile adil yargılama arasında bir seçim yapmış görüntüsü yaratmamalıdır.10 Haziran 2015 tarihli Resmi Gazete'de çok önemli olduğunu düşündüğüm bir Anayasa Mahkemesi kararı yayınlandı.
Konu
Başvurucu, ihbarnamelerin iptali istemiyle açtığı davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin, 10. maddesinde yer alan “eşitlik” ilkesinin, 36. maddesinde yer alan “adil yargılanma” hakkının, 40. maddesinde yer alan “etkili bir hukuk yolu sağlanması” hakkının, 73. maddesinde yer alan vergiye ilişkin ilkelerin, 138. maddesinde yer alan mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin düzenlemenin ve 141. maddesinde yer alan “gerekçeli karar hakkının” ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Aşağıda kararın bizce oldukça önemli olan, kararın dayanaklarını teşkil eden hukuki değerlendirmelere (tarafımdan sadece başlıklar eklenmek suretiyle) yer verilmiştir.
“ Başvurucunun temel iddiası, yargılama aşamasında ileri sürülen ve esasa etkili hususların karşılanmadığına ilişkin olması nedeniyle başvuru, gerekçeli karar hakkı yönünden incelenmiş ve karara bağlanmıştır.
Hak arama hürriyeti
Anayasa’nın ”Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
Kararlar gerekçeli olmalı
Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” kenar başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dahil olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak görülen silahların eşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup, bu hak ve gerekçeli karar hakkı da makul sürede yargılanma hakkı gibi, adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü sözleşmenin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşmenin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dahil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No:2012/13, s. 38). Ayrıca hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçeli karar hakkı, Anayasa’nın 141. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmüyle, mahkemelerin uyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
İddiaların cevapsız bırakılması ihlaldir
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olmakla beraber, bu hak yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul ve esasa dair iddialarının cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 26).
Temyize ilişkin kararlarda gerekçe
Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması, ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilen gerekçelerin onama kararlarında kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanmakla beraber başvurucuların dile getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de tartışmadığı esaslı hususlara ilişkin temyiz başvurularıyla başvurucuların usuli haklarının ihlal edildiğine yönelik somut şikayetlerinin temyiz incelemesinde tartışılmaması gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülebilir (B. No:2013/603, 20/2/2014, § 49).
Sonuç
Anayasa Mahkemesi önüne gelen olayda mahkeme aşamasında kararların gerekçelerini yetersiz bulmuş ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Bu kararın bir dönüm noktası olma özelliği taşıdığını düşünmekteyiz. Talep edildiği halde temyiz aşamasında “duruşma” yapılmadan karar verilmesinin, “tetkik hakimlerinin” değerlendirmelerinin taraflarla paylaşılıp, onların da görüşlerini sunabilme imkanı verilmeden karar veriliyor olmasının da “adil yargılanma” ilkesine aykırılık teşkil ettiğini düşünüyorum.
Mahkemeler davaları hızlı çözümleme gayreti ile adil yargılama arasında bir seçim yapmış görüntüsü yaratmamalıdır.
dunya
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
52, 53, 54 ve 55 Nolu Belge Türlerinde Değişiklik Yapıldı
Vergi indiriminde yeni şart!Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin vergi indiriminden faydalanabilmeleri için yeni düzenlemeler yapıldı. Buna göre indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ve bu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması gerekecek.
e-Belge Başvurusunu Tamamlamayan Meslek Mensupları, Haziran Ayının Sonuna Kadar Serbest Meslek Makbuzlarını Kağıt Ortamında Düzenleyebilirler.
Kısa çalışma ödeneği üç ay uzayacak mı?
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELGE ÖZETLERİ
Mali müşavirler arasında ‘Konkordato’ krizi! Mahkemelik oldularMahkemelerin konkordato ilanında ağırlıklı olarak yeminli mali müşavirleri komiser olarak ataması serbest mali müşavirleri kızdırdı. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası kendilerinin de konkordato komiseri olabilmesi için dava açtı. Oda başkanı Akdemir, "15 bin TL komiserlik ücreti olan komiser var" diyor.
Aracılık sözleşmelerinin Türk Lirasına çevrilmesi sorunsalı
Cari Hesapların TL'ye Uyarlanması
7143 Sayılı Af Yasası İle İlgili Bir Mahsup Problemi7143 sayılı af yasası ile ilgili olarak, mükellefin aşağıda belirtildiği gibi mevcut vergi alacaklarından mahsuben ödeme imkanı da bulunmaktadır.
Belgesi olmayanlar bugünden itibaren bu işlerde çalışamayacakAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yayımlanan tebliğe göre, "tehlikeli" ve "çok tehlikeli" sınıfta yer alan aralarında tren makinisti, otomotiv kaportacısı ve PVC doğrama montajcısının da olduğu 33 meslekte "yeterlilik belgesi" olmayanlar bugünden itibaren çalışamayacak
PİYASA MUHASEBECİLERİ (MALİ MÜŞAVİRLER) TÜRMOB CEVABI !!! Kamu Kurum atatüsünde olduğundan dolayı, adı geçen ilgili TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ suçlu durumdadır.
FİKRİ OLUPTA YENİ İŞ KURMAK İSTEYENLER İÇİN FIRSATLAR KOSGEB DEN
TÜM YÖNLERİ İLE CAZİBE MERKEZLERİ PROGRAMI
KOSGEB 50 Bin TL Hibe Şartları Değişti!KOSGEB 50 bin TL hibe başvuru işlemi için yeni düzenlemeler getirdi. Yapılan düzenlemeye göre KOSGEB 50 bin TL hibe başvurusunda iş planı ve girişimcilik kursu aşamalarında bazı değişiklikler meydana geldi. Normal şartlar altında kurs aldıktan sonra başvuru işleminin yapılabilecekken, yeni düzenlemeyle birlikte bu sistem daha farklı bir hal aldı. İşte, KOSGEB 50 bin TL hibe başvurusu konusunda yapılan değişiklikler ve detayları
Ağbal: 2017'de vergi artışı yokMaliye Bakanı Ağbal, 2017'de hiçbir şekilde vergi artışı planı olmadığını söyledi.
Yeni mezunların maaşının yarısı devlettenÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yeni mezun üniversite öğrencilerinin maaşlarının yarısını bir yıl boyunca devletin ödeyeceğini söyledi

Tapu harçlarına indirim geliyor
Vergi borçları yeniden düzenlenmeli

Kapıcı ve hizmetli çalıştıranlar dikkat!
52, 53, 54 ve 55 Nolu Belge Türlerinde Değişiklik Yapıldı
Vergi indiriminde yeni şart!

Kısa çalışma ödeneği üç ay uzayacak mı?
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE İLGİLİ ÖZELGE ÖZETLERİ
PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VE KURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
Piyasada kredi kartına nakit verilmesinin mali sonuçları
Değer artış kazançları tespitinde takdir komisyonları tarafından yapılan hatalı işlemler


