Mali müşavirler arasında ‘Konkordato’ krizi! Mahkemelik oldular

Ana Sayfa » Mesleki Çalışmalar » TÜRMOB YAPISI VE YMM MESLEK TANIMI YASAL VE ANAYASAL AYKIRILIK YÖNÜNDE İNCELEME

TÜRMOB YAPISI VE YMM MESLEK TANIMI YASAL VE ANAYASAL AYKIRILIK YÖNÜNDE İNCELEME

Hegel’e göre çağdaş, çoğulcu, temsili demokraside ise doğal biçimde tanımlanmış, hak ve özgürlükler ile donanmış bir “birey” anlayışı esastır.

 
 
TÜRMOB YAPISI VE YMM MESLEK TANIMI YASAL VE ANAYASAL AYKIRILIK YÖNÜNDE İNCELEME

 GİRİŞ

     İnsanlar toplu yaşamaya başladıkları ilk çağlardan itibaren, yardımlaşma ve dayanışma içerisindedirler. Toplumsal yardımlaşmalardaki gelişmelerle beraber,  meslek ve sanatsal alanları buna bağlı mesleki birliklerdeki dayanışmalar, değişik örgütsel biçimde örgütlenerek tarih içerisinde gelişim sağlamıştır. “ Toplumsal emeğin külfetlerini ve faydalarını adil bir biçimde buluşturan, insanların kendi iktisadi hayatlarını etkileyen kararları almalarına etki edebilmelerini sağlamak için, örgütlenme ihtiyaçları duymuşlar ve tarih içerisinde birçok kuruluşlar oluşturmuşlardır.”[1] İnsanların bir birlerinin yardımını aramaya gerek duymadıkları zaman bile, toplumda yaşamak için doğal bir istekleri vardır. Yine de ortak yarar onları bir araya getiren bir etkendir, çünkü hepsinin yararı her birinin iyi yaşamına katkıda bulunur. İyi yaşam herkesin her kuruluşun amacıdır. Bunun bir demokratik sistemle organize oluşmasıdır.

       Hegel’e göre çağdaş, çoğulcu, temsili demokraside ise doğal biçimde tanımlanmış, hak ve özgürlükler ile donanmış bir “birey” anlayışı esastır. Sivil toplum bireysel ihtiyaçları karşılamaya ve korumayı prensip edinen ulusal devletin, siyasal ve legal çerçevesinde gelişen uzmanlaşmış kurula, kurumlar, kuruluşlar ile grupların politikaları ve davranışlarının karmaşık bir ağını oluşturur. [2]  Oluşturulan bu ağ bazen gönüllü bazen de zorunlu otoriter bir zorunluluk karşısında bir araya gelerek örgütsel kuruluşlar oluşturulur. Bu kurumlar kimisi gönüllü teşekküller kimisi kamu niteliği sivil teşekküllerdir. Burada kamu kurum niteliği taşıyan sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜRMOB’un yapısını inceleyeceğiz.  Kamu kurum nitelikli Bu sivil toplum kuruluş ne kadar sivil demokratik ve kanunun belirlediği amaca uygun, kendine bağlı odaların menfaatlerini adil sağlayıp sağlamadığı, anayasaya uygunluk yönüyle değerlendireceğiz. Yine Anayasanın belirlediği temel kişisel hak ve hürriyetleri, demokratik özgür seçme ve seçilme, özgür ifade ve kanaat beyanını ilkelere uygunluk yönüyle incelemeye çalışırız.

A-      KAMU KURUM NİTELİĞİ TAŞIYAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI

      Sivil toplum kuruluşlarını, örgütsel anlamda tanımlarsak doktrin olarak S. Simon şu tanımı getirir; “İnsan örgütleri, genellikle katılımcıların bilinç düzeyinde, ortak tasdik ve beklentinin nesneleri olan amaçlara doğru davranışın son derece akılcı bir şekilde yönlendirilmesi ile tanımlanan en az birkaç asıl grubu içine alan karşılıklı bağımlılık üzerine kurulu faaliyet sistemidir.[3] Faaliyet sistemi içerisinde grupları bağlı bir biçimde korumak amaçlanmaktadır. Nitekim diğer bir tanımda, “sosyal örgüt, belirli bir insan kaynağı, malzeme, sermaye, fikri ve doğal kaynak kümesini kullanarak, dönüştürerek ve birbiriyle kaynaştırarak, diğer insan eylem sistemleri ve çevresindeki kaynaklarla etkileşim halinde insanların belirli ihtiyaçlarını karşılayan, eşsiz bir sorun çözme bütününü ortaya çıkaran farklı ve eşgüdümlü insan eylemlerinin bir araya getirdiği sürekliliğe sahip sistemdir. İnsanları kendi çıkarları meslek ahlakı, disiplini ve menfaatler birliğini koruyarak merkezi ve diğer etki eden güçlere karşı çıkarlarını korumak, mesleki etkinliği ve sürekliliği yönetsel etkiyi sağlamak.[4]

         Büyük bir organizasyon olan devlet içerisindeki birçok kurum ve kuruluşların birbirlerine karşı rekabet içerisinde olduğundan mesleki örgütleri oluşturarak menfaatlerini korumaya çalışırlar. Mesleki odaları merkezi yönetim etki sağlarken mesleki örgütsel yönetimdeki denetlemeyi geliştirmede katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda devlet organizasyondan da karşılıklı etkisinden demokrasiye de katkı sağlamaktadır. Merkezi otoritenin menfaat ve çıkarları bertaraf edecek unsurları engellemek mesleki ve sanatsal anlamda katılımcı etkisiyle merkezi otoriteyi etkilemektir. Bu çalışmada amaç siyasal toplumda insanları oldukları gibi, yasaları ise olabilecekleri gibi ele alan meşru ve sağlam bir yönetim var olup olmayacağı incelemektir. Bu sorgulamada adalet ve faydanın birbirinden hiçbir ayrılmamaları için, daima doğrunun cevaz verdiği ile çıkarım gereğini bir araya getirmeye çalışacağız.[5]Serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler odaların üst kurulu (TÜRMOB) eşit adaletli olarak temsili menfaat ve çıkarları bakımından anayasal haklarından engel teşkili yönünden incelemeye çalışıyoruz.

B-      ANAYASA VE DEMOKRASİ AÇISINDAN KAMU KURUM NİTELİĞİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI

      1982 Anayasanın kamu kurum niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. Maddesi şu şekildedir:

“ Kamu kurumu niteliğindeki meslek ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslek faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak kuruluşları gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz. “
Meslek odaları birer kamu kurum niteliğinde sivil toplum kuruluşlarıdır. Kendi üye ve organları kendi aralarında seçerler, Kamu Kurum nitelikli kuruluşlar Mesleki kuruluşlar ve üst kuruluşlar kendi amaçları dışında başka faaliyete bulunamazlar.

 Anayasanın 2. Maddesi Cumhuriyetin niteliği başlık maddesine Temel ilkesi esasına bağlı demokrasiye uygun, Anayasanın 67 maddesin seçme seçilme hükmün ilkeler esasına göre organları seçmekle yükümlüdür.

         Sivil toplum kuruluşlarının işlevleri en başta, demokrasinin gelişimi, katılımcılık ve çoğulculuğun sağlanması noktasında kendini göstermektedir. Esasında merkeziyetçi anlayışla idare edilmeleri mümkün olmayan toplumlarda ihtiyaçlar, talepler ve mevcut sorunlar ancak toplumun yerel, bölgesel ve ulusal her düzeyde etkin katılımıyla karşılanabilir, çözülebilir.[6]

       Sivil toplum kuruluşları temsil ettikleri kitlelerin, toplumsal yaşamın tüm yönlerine ilişkin görüş, endişe ve taleplerinin yetkili mercilere iletilmesine, tartışılmasına aracılık etmektedir.[7]                

       Kendi mesleğinin kurumsal talepleri, istekleri, endişeleri ve bekleyişleri ile baskı gruplarının çıkarsal etkileri ve temsil ettiği grup üyelerinin çıkar istemlerini, merkeze aktarmakta katılımcı demokrasi görevi görmektedir. Kamu kurum niteliğindeki sivil toplum kuruluşları demokrasinin temel taşları olup anayasal demokratik ilkeler doğrultusunda örgütlenmesi ve organlarını oluşturulmasına ve yine seçimlerinin anayasal demokratik usul ve esaslarına göre seçimler yapmak zorundadır. Demokratik katılım mekanizmaları kullanarak toplumsal talepler kamusal alana havale edilir, politika haline getirilir ve çözümü sağlanır.[8] Türk cemiyet hukuku genel kuralların çok sayıda üyelerin katılımını teşvik ederek, azınlığın çoğunluğa hâkimiyetini önlemeyi sağlamaktır.  Yani bir azınlık grubun tekelinin kurulmasını,  önlemesi amaçlanmaktadır. Demokrasi genellikle keyfi ve kişiselleşmiş iktidar, bu özeliklerinden kurtulmada başarılı olmaktır; Çünkü demokrasi istenerek bu amaç için yaratılmış bir mekanizmadır.[9]Demokrasi kişiselleşmiş iktidarları önlediği sürece başarıdır. Zümresel güç sahipliğinden ziyade, herkesin eşit güçle temsil etiği sistem olarak demokrasiden söz edilebilinir. Herhangi bir eylem, evrensel bir yasaya uygun olarak herkesin özgürlüğü ile birlikte bulunabiliyorsa,
ya da bu eylemin maksiminde herkesin seçme özgürlüğü, evrensel bir yasaya uygun herkesin özgürlüğü ile birlikte bulunabiliyorsa hukukidir[10]. Yani seçme ve seçilme eylem herkes için özgürlüğü var ise evrensel hukuka uygunluğu söz edilebilir. Seçme ve seçilme özgürlüğün de  yasalarca kimileri için koşul şart ve engellemeler var ise burada evrensel hukuktan söz edilemez.

   C- KAMU KURUM NİTELİĞİ OLAN TÜRMOB YAPISI 

Madde 14 - Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin odaları ayrı ayrı kurulur. Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odaları, bu Kanunda yazılı esaslar uyarınca ....

YAZININ TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ...

 
 
12 Mayıs 2015 Salı 18:58
Okunma: 4410
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Tarihte Bugün
1582 - Avrupa'da Gregoryen takviminin kabülü
1878 - Edison, Edison Electric Light Co adlı şirketi kurdu.
1917 - Fransızlarca tutuklanan ve Alman gizli servisine bazı bilgiler verdiğini kabul eden Hollandalı dansçı Mata Hari (Margaretha Geertruida), askeri mahkemece yargılandıktan sonra, kurşuna dizildi.
1927 - Gazi Mustafa Kemal Paşa CHP kurultayında "Büyük Nutuk"u okumaya başladı. Nutuk'un okunuşu 6 gün sürdü.
1928 - Yusuf Ziya Ortaç Meşale dergisini kapattı. Böylece, birkaç ay önce bu dergide başlayan ve yedi genç şairin ortak kitabı Yedi Meşale ile süren "Yedi Meşaleciler" akımı da sona ermiş oldu.
1928 - Almanya'dan hareket eden dünyanın en büyük hava gemisi Graf Zeppelin Amerika'da New Jersey'e ulaştı. Uçuş 111 saat sürdü.
1934 - Mao Zedung'a bağlı 100 bin kişilik birlik, Çin'in güneydoğusundan başlayıp kuzeydoğusuna kadar sürecek 10 bin kilometrelik Büyük Yürüyüş'e başladı.
1937 - Yeni harflerle basılan ilk kâğıt paralar tedavüle çıktı. Üzerinde Atatürk'ün resmi bulunan 100 liralık banknotlar 1942'de tedavülden kaldırıldı.
1945 - Geçici Fransız hükümeti başbakanı Pierre Laval kurşuna dizildi.
1946 - Nazi savaş suçlusu Hermann Göring idam edilmesine saatler kala zehir içerek intihar etti.
1961 - Uluslararası Af Örgütü Londra'da kuruldu.
1961 - Kısıtlı seçim kampanyasının ardından genel seçimler yapıldı. Seçime dört parti katıldı. CHP 173, Adalet Partisi 158, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 54, Yeni Türkiye Partisi 65 milletvekilliği kazandı.
1964 - Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, Karadeniz kıyısında tatildeyken görevden alındı, yerine Leonid Brejnev getirildi. Aleksey Kosigin başbakan oldu.
1970 - İstanbul'da kolera salgını olduğu açıklandı.
1990 - Sovyetler Birliği başkanı Mihail Gorbaçov, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1993 - Nobel Barış Ödülü, Güney Afrika devlet başkanı De Klerk ile Afrika Ulusal Kongresi başkanı Nelson Mandela'ya verildi.
1997 - Borusan Kültür Merkezi İstanbul'da açıldı.
1999 - Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2003 - İlham Aliyev babası Haydar Aliyev'in yerine geçerek Azerbaycan devlet başkanı oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:41
  • Öğlen13:09
  • İkindi16:36
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:43
 
 
Anket
Denetim Hakkında Meslektaş ne kadar bilgili?
Çok Bilgili
Az Bilgili
Hiç bir fikri yok
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
İktisadi Haber Ajansı Çözüm Ortağı
 
Arşiv
 
Süper Loto
10.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu051218434649
 
On Numara
14.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu08141623252627293940414652596061636467717376
 
Sayısal Loto
12.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050621273746
 
Şans Topu
09.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu031114283101
 
Gazete Manşetleri
 
 
Kurumsal

İçerik

Denetim Gündemi

Denetim Haberleri

Teknoloji