Vergi borçları yeniden düzenlenmeli

Ana Sayfa » Denetim Gündemi » İşe devamsızlık tutanakları hangi hallerde geçersiz sayılabilir?

İşe devamsızlık tutanakları hangi hallerde geçersiz sayılabilir?

İşçinin işverenden izin almaksızın ve haklı bir nedeni olmaksızın 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen süreler kadar işe devam etmemesi hali devamsızlık olarak tanımlanabilir...

 
 
İşe devamsızlık tutanakları hangi hallerde geçersiz sayılabilir?

Devamsızlık kavramının tanımı doktrinde ve Yargıtay kararlarında da yapılmıştır. Buna göre devamsızlık; işçinin kasıtlı ya da kusurlu olmasına bakılmaksızın, işe gelmesinin beklendiği iş günlerinde, haklı bir neden olmaksızın “işe gelmemesi” şeklinde tanımlanmaktadır[1]. İşçinin izin almaksızın ve haklı bir gerekçesi olmaksızın işe devamsızlığının yaptırımı ise, 4857 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.

4857 sayılı Kanunda işçinin devamsızlık yapması halinde, ispat yükünün kime ait olacağı ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay kararlarında haklı feshe dayanan tarafın, dayandığı nedeni ispatla yükümlü olduğu kabul edilmektedir[2].

Yargıtay’a göre, “İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkânı bulunmamaktadır (Y9.HD. 9.5.2008 gün, 2007/16956 E, 2008/11983 K). İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.

Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkânı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkânı doğmaz.

Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.

Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.

İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş sözleşmesinde, genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkânı tanır.

İşyerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir (Y9.HD. 5.10.2009 gün, 2008/43280 E, 2009/25721 K). İş sözleşmesinin askıya alınması durumunda, işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir (Y9.HD. 25.4.2008 gün, 2007/15152 E, 2008/10326 K.)”[3].

Ancak uygulamada işveren/işveren vekillerince tutulan tutanakların genellikle tutanak tanıklarının beyanlarıyla tutulması nedeniyle çoğu zaman Yargıtay bu tür tutanaklara değer vermemektedir. Çünkü yüksek mahkeme işe devamsızlığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanmasını aramaktadır[4]. Nitekim devamsızlık durumu fiili bir durum olması nedeniyle işverenin bu durumu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belgelemesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre işyerinde uzun yıllar hizmeti bulunan işçinin işe devamsızlığı hayatın olağan akışına aykırı bulunmaktadır[5]. Yargıtay bazı durumlarda işçinin işyerini terk etmesini devamsızlık değil “eylemli fesih” olarak kabul etmektedir[6]. İşe devamsızlık tutanağında yer alan tanık beyanlarının birbiriyle çelişmesi tutanakları değersiz hale getirmekte ve devamsızlık tutanaklarının işten çıkış tarihinden sonra tek taraflı olarak düzenlenmesi de yüksek mahkemece kabul görmemektedir[7]. Ayrıca devamsızlık tutanaklarının devam edilmeyen her gün için ayrı ayrı ve günü gününe tutulmaması ve toplu olarak sonradan tutulması da tutanakları itibarsız kılmaktadır[8].

Sonuç olarak, işçinin işverenden izin almaksızın ve haklı bir nedeni olmaksızın 4857 sayılı Kanunda belirtilen süreler kadar işe devam etmemesi hali devamsızlık olarak tanımlanabilir. Devamsızlığın ispat yükü işverene aittir. İşveren devamsızlık olgusunu tuttuğu tutanaklar, çektiği ihtarnameler, işyeri kayıtları ve tanıklar aracılığı ile kanıtlayabilir. Ancak, Yargıtay uygulamasında işverence tutulan tutanaklar çoğu zaman geçerli kabul edilmemektedir. Nitekim, kıdemli işçinin tazminat haklarını ortadan kaldıracak şekilde işyerini terk etmesi hayatın olağan akışına aykırı bulunarak işçinin devamsızlığı sorgulanmaktadır. Bazen işçinin devamsızlığı eylemli fesih olarak da görülmektedir. Yine işçinin geçerli mazereti araştırılmadan tutulan tutanaklar geçerli kabul edilmediği gibi tutanakta yer alan çelişkili tanık beyanlarının bulunması ve tutanakların işten çıkış tarihinden sonra tek taraflı olarak düzenlenmesi de tutanakları değersiz hale getirmektedir. Ayrıca devamsızlık tutanaklarının devam edilmeyen her gün için ayrı ayrı ve günü gününe tutulmaması ve toplu olarak sonradan tutulması da tutanakları itibarsız kılmaktadır. Aynı şekilde işveren tarafından mahkemeye sunulacak devamsızlığı gösteren belgelerin diğer delillerle (SGK kayıtları, Müfettiş Raporu) çelişmemesi gerekiyor. Aksi halde, mahkeme birbiriyle çelişen kayıtları hükme esas alamayacaktır.

[1] OCAK, Saim, İşçinin Ardı Ardına İki İşgünü Devamsızlığı (Yargıtay Kararı Tahlili) MÜHFHAD, C:20, Sayı 1, s.208; AYDEMİR, Murtaza, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.71 vd.

[2] Y9.HD.19.11.2009 T, E.2008/10684, K.2009/32319 Legalbank.

[3] Y9.HD.09.12.2019 T, E.2016/9899, K.2019/21877 Legalbank.

[4] AYDEMİR, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.72.

[5] Y9.HD.15.03.2010 T, E.2008/21933, K.2010/6810 Legalbank.

   

[6] Y9.HD.03.10.2019 T, E.2016/6151, K.2019/17309 Legalbank.

[7] Y9.HD.30.06.2011 T, E.2009/17822, K.2011/19819 Legalbank.

[8] AYDEMİR, İş Hukukunda Belgelerin İtibarsızlığı, SİCİL, Yıl 2022, Sayı:47, s.73.

Yazar Lütfi İNCİROĞLU
 
14 Ocak 2026 Çarşamba 15:10
Okunma: 77
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Tarihte Bugün
1539 - Küba, İspanya'nın sömürgesi oldu.
1897 - İsviçreli Matthias Zurbriggen, Aconcagua zirvesine tırmanan ilk kişi oldu.
1900 - Giacomo Puccini'nin Tosca operası Roma'da ilk kez icra edildi.
1907 - Jamaika'da deprem: 1000'den fazla kiş öldü.
1920 - Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını kutladı.
1923 - Mustafa Kemal, Batı Anadolu'da geziye çıktı.
1923 - Londra New York arası ilk telefon görüşmesi yapıldı.
1923 - Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, İzmir'de öldü.
1924 - Türkiye'de Askerlik süresi 18 aya indirildi.
1926 - Borçlanma Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1932 - Amerika Birleşik Devletleri'nde işsizlerin sayısının 8,2 milyona ulaştığı açıklandı.
1938 - T.C. Dışişleri Bakanlığı kuruluş kanunu kabul edildi.
1938 - Türkiye-Irak-İran-Afganistan arasında aktedilen Sadabat Paktı, TBMM'de onaylandı.
1938 - Norveç, Antarktika'nın Kraliçe Maud Toprakları olarak anılan bölgesi üzerinde hak iddia etti.
1941 - İstanbul Valiliği, Üniversite Talebe Birliği tüzüğünü onayladı; Talebe Birliği faaliyete geçti.
1943 - Sir Winston Churchill, Franklin Roosevelt ve Charles De Gaulle Casablanca Konferansı'nda bir araya geldiler.
1945 - Ekmek istihkakı kişi başına 450 grama çıkarıldı.
1950 - Sovyetler Birliği'nde MiG-17 jet uçağının ilk prototipi uçuş denemesini tamamladı.
1953 - Josip Broz Tito, Yugoslavya Devlet Başkanı oldu.
1954 - ABD'li sinema oyuncusu Marilyn Monroe, beyzbol oyuncusu Joe Dimaggio ile evlendi.
1962 - ABD uzay aracı Mariner II, Venüs'ün ilk yakın çekim fotoğraflarını dünyaya gönderdi.
1963 - Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, Birleşik Krallık'ın Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) girmesine karşı çıktı.
1964 - Meclis, Ortak Pazar anlaşmasını onayladı.
1969 - Amerika Birleşik Devletleri uçak gemisi Enterprise'da, Hawaii açıklarında patlama meydana geldi: 25 ölü.
1970 - Türk Lirası 1211 sayılı kanuna göre çıkarıldı.
1970 - Mahkum aileleri "genel af" için yürüyüş yaptılar.
1975 - Tüm Üniversite, Akademi ve Yüksek Okullar Asistanları Birliği (TÜMAS) kuruldu.
1983 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'e fahri profesörlük ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin fahri hukuk doktorluğu unvanları verildi.
1985 - Martina Navratilova, kendisinin 100. tenis turnuvasını kazandı.
1987 - Uluslararası Ticaret Odası Vehbi Koç'u "Dünyada Yılın İşadamı" seçti.
1993 - Nubar Terziyan, Ankara Uluslararası Film Festivali'nde "Emek Ödülü"ne değer bulundu.
1994 - Bill Clinton ile Boris Yeltsin, füzelerin herhangi bir ülkeye hedeflenmesine son verilmesi ve Ukrayna'nın nükleer silah stoğunun yok edilmesi üzerinde anlaştılar.
1994 - Dört şehirlerarası yolcu otobüsüne yerleştirilen bombaların patlaması sonucu 3 kişi öldü, 17 kişi yaralandı. Eylemleri PKK'nın (Kürdistan İşçi Partisi) askeri kanadı ARGK (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) üstlendi.
1995 - İlk kez verilen uluslararası Nazım Hikmet Şiir Ödülü, İstanbul'da yapılan bir törenle Lübnan'lı şair Adonis'e verildi.
1998 - Bir Afganistan kargo uçağı güneybatı Pakistan'da bir dağa düştü: 50 kişi öldü.
2000 - Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, beş Bosnalı Hırvat'ı, 1993 yılında Ahmiçi köyünde en az 103 Müslüman'ın katledilmesiyle ilgili olarak 25 yıl hapse mahkum etti.
2005 - Avrupa Uzay Ajansına (ESA) ait Huygens adlı uzay sondası Satürn'ün uydusu Titan'ın yüzeyine indi.
2005 - Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti harekatına katılarak, Kabil Çok Uluslu Tugay Komutanlığı görevini 27 Ocak'ta 6 ay süreyle üstelenecek 28'inci Mekanize Piyade Tugayı için uğurlama töreni düzenlendi.
2007 - Venezuela'ya ait, Panama-Karakas seferini yapan çift motorlu bir yolcu uçağı, Kolombiya'nın kuzey doğusunda düştü: 14 kişi öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:41
  • Öğlen13:09
  • İkindi16:36
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:43
 
 
Anket
Denetim Hakkında Meslektaş ne kadar bilgili?
Çok Bilgili
Az Bilgili
Hiç bir fikri yok
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
İktisadi Haber Ajansı Çözüm Ortağı
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
Gazete Manşetleri
 
 
Kurumsal

İçerik

Denetim Gündemi

Denetim Haberleri

Teknoloji