Mali müşavirler arasında ‘Konkordato’ krizi! Mahkemelik oldular

Ana Sayfa » Mesleki Çalışmalar » Mükellefiyeti Re'sen Kapatılan Mükellef Yeniden İşe Başlarsa, Re'sen Terk Tarihi İtibariyle Devreden KDV'sini İndirebilir Mi?

Mükellefiyeti Re'sen Kapatılan Mükellef Yeniden İşe Başlarsa, Re'sen Terk Tarihi İtibariyle Devreden KDV'sini İndirebilir Mi?

Vergi uygulamasında mükelleflerin faaliyetlerine kendi istekleriyle ya da vergi dairelerince re'sen terk verilerek son verilmesi olayına sıkça rastlanılmaktadır.

 
 
Mükellefiyeti Re'sen Kapatılan Mükellef Yeniden İşe Başlarsa, Re'sen Terk Tarihi İtibariyle Devreden KDV'sini İndirebilir Mi?

Vergi uygulamasında mükelleflerin faaliyetlerine kendi istekleriyle ya da vergi dairelerince  re'sen terk verilerek son verilmesi olayına sıkça rastlanılmaktadır. Uygulamada, bu gibi durumlarda re'sen terk tarihinde indirilemeyip sonraki dönemlere devredilen KDV'nin  yeniden işe başlanılması halinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı konusunda tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

1) Genel Olarak İşi Bırakma ve Mükellefiyetin Re'sen Kapatılması

İşi bırakma, Vergi Usul Kanununun 161. maddesinde vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi olarak tanımlanmış, işlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulmasının işi bırakma sayılmayacağı ayrıca hükme bağlanmıştır. Genel olarak, bir mükellefin işi bırakmış sayılabilmesi için;

- İşi ile ilgili tedarik işlemlerini durdurması,

- İşletmede bulunan emtia stokları ile diğer döner ve sabit değerlerin elden çıkarılması veya bu varlıkların işletme sahiplerince işletmeden çekilmiş olması

gerekir.

Mükellefiyetin re'sen kapatılması (terk ettirilmesi) işlemi ise yine aynı Kanunun 160. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin ikinci fıkrasında; işi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellefin (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunacağı ve mükellefiyet kaydının vergi dairesince terkin edileceği, bu durumun, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirileceği hükme bağlanmıştır.  

Söz konusu hükmün incelenmesinden de fark edileceği üzere, mükellefiyetin terki işlemleri iki kısımda değerlendirilmiş bulunmaktadır:

- İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi,

- Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde, münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi.

Yukarıda belirtilen bu iki halde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış olarak değerlendirilmekte ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilmektedir. Konu ile ilgili olarak 04/05/2012 tarihi itibariyle 2004/13 Sayılı Uygulama İç Genelgesi'nde ayrıntılı açıklamalar yapılmış bulunmaktadır.

2) İşi Bırakan veya Mükellefiyeti Re'sen Kapatılan Mükellef Yeniden İşe Başlarsa, Önceki Dönemden Devreden KDV'sini İndirebilir mi?

KDV’nin en büyük özelliği, indirim mekanizmasına sahip olmasıdır. KDV uygulamasında; ilk üretim veya ithalat aşamasından nihai tüketiciye kadar olan bütün aşamalarda vergi alınmakta, her aşamada hesaplanan KDV’den bir önceki aşamada ödenen KDV indirilerek, bakiyesi o aşamada yaratılan katma değerin vergilendirilmesinin karşılığı olarak Hazine’ye intikal ettirilmektedir.Verginin yükünü ise indirim mekanizması nedeniyle Kanunda mükellef olarak sayılanlar değil, o mal ve hizmetin nihai tüketicisi üstlenmektedir.

KDV indirimi ile ilgili düzenlemeler, KDV Kanununun 29-34. maddelerinde yer almaktadır. Kanunun 29/1-a maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV’yi Kanun’da aksine hüküm olmadıkça (Kanunun 30. maddesi kastedilmektedir.) indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. KDV indiriminin şartları ise, Kanunun 34/1. maddesinde,

- Verginin fatura veya benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi,

- Bu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmesi

şeklinde belirlenmiştir.

Bu açıklamalara göre, yüklenilen KDV’nin, vergiye tabi satışlar üzerinden hesaplanan KDV’den indirilebilmesi için ilke olarak aşağıdaki şartların mevcut bulunması gerekir:

-  Öncelikle gerçek usulde KDV mükellefi olunması gerekir.

-  Yüklenilen KDV mükellefiyetle ilgili olmalıdır.

- Yüklenilen KDV, indirilebilecek nitelikte  olmalıdır (Yüklenilen vergilerin indirilemediği durumlar, Kanunun 30. maddesinde sayılmıştır.).

- KDV, fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzunda ayrıca gösterilmelidir (Verginin fatura veya benzeri belgeler üzerinde ayrıca gösterilmesine gerek bulunmayan işlemler; tarifesi vergi dahil olarak tespit edilen işler, bedelin biletle tahsil edildiği haller, özel matrah şekline tabi mal ve hizmetlerdir.).

-  Fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu yasal defterlere kaydedilmelidir.

-  Mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV gerçekte yüklenilmiş olmalıdır.

Dolayısıyla, gerek kendiliğinden işin bırakılması gerekse vergi dairelerince re'sen mükellefiyetin kapatıldığı durumlarda indirilemeyip sonraki döneme devreden KDV'nin, mükellefler tarafından yeniden işe başlanılması halinde indirim konusu yapılması kanunen mümkün bulunmamaktadır. Çünkü, KDV indirim hakkı, mükellefiyete sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, mükellefiyetin sona ermesiyle birlikte indirilemeyecek KDV haline gelmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan devreden KDV'nin, sonraki tarihlerde yeniden işe başlanılması halinde indirim konusu yapılabilmesi için, KDV Kanunu'nun 29 veya 34. maddelerinde bu doğrultuda bir değişiklik yapılması gerekmektedir.

Konu ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı da aynı görüşte olup, verdiği bir özelgede aynı doğrultuda açıklama yapmıştır. Söz konusu özelgenin özeti aşağıdadır:

"İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin ticari faaliyetinin ve ikamet adresinin olmadığı, vergisel ödevlerin yerine getirilmediğinin tespiti üzerine vergi dairesi tarafından 04/05/2012 tarihi itibariyle 2004/13 Sayılı Uygulama İç Genelgesi uyarınca re'sen mükellefiyet terk işleminin gerçekleştirildiği, ancak yeniden inşaat işine başlayıp başvurunuz üzerine vergi dairesince 11/11/2013 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydınızın yeniden açıldığı ifade edilerek, re'sen terk tarihi itibariyle devreden KDV'nin yeni mükellefiyetinize ilişkin vereceğiniz ilk KDV Beyannamesinde "Önceki Dönemden Devreden KDV" olarak dikkate alınıp alınmayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir. (...)

Buna göre, 04/05/2012 tarihi itibariyle re'sen mükellefiyet terk işleminin gerçekleştirildiği, 11/11/2013 tarihinde müracaatınız üzerine yeni mükellefiyet tesis işleminin yapıldığı ve ara dönemde vergisel ödevlerin yerine getirilmediği dikkate alındığında, terk tarihi itibariyle mevcut bulunan "Sonraki Döneme Devreden KDV" nin, yeni mükellefiyete ilişkin verilecek ilk KDV Beyannamesinde "Önceki Dönemden Devreden KDV" olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır." (MB. GİB. Bursa VDB.nin 22.5.2014 tarihli ve 45404237-130[I-14-80]]-163 sayılı özelgesi)

Öte yandan, mükellefiyetleri re'sen kapatılan mükelleflerin, kapatılma işleminden haberlerinin olmadığını, faaliyetlerine devam ettiklerini iddia ve ispat etmeleri mümkün olup, her zaman için dava açma ve olayı yargıya taşıma hakları mevcut bulunmaktadır.

Saygılarımla.
Tarih                     : 30.06.2015

 

 

                                                                                         Abdullah TOLU                                                                                                                                      Yeminli Mali Müşavir                                                                                                                   TOLUEN YMM DENETİM VE DANIŞMANLIK

İlgili Haberler
left
right
 
 
30 Haziran 2015 Salı 14:57
Okunma: 11885
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Selahattin İPEK - Bağımsız Denetçi
 
Abdullah TOLU - YMM
 
DENETİM KÜTÜPHANESİ
 
Mehmet ŞENTÜRK - SMMM
 
Memduh ÖZCAN - SMMM
 
SORU - CEVAP
 
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
 
Doğan YILMAZ
 
Abdurrahman FİLİZ
 
Ahmet Metin AYSOY - SGK E. Başmüfettiş
 
Abdülmenaf YAKUT
 
Ali Oygün ÜMİTLEN
 
Sabri ORTA
 
H.Erdem GÜLTEKİN
 
Besim ÇALIŞKAN
 
İsmet ARGIN
 
Ercan ALPTÜRK - YMM
 
Mrs.Guivenere SOPER
 
Önder TUNABOYLU
 
Savas YILDIZ
 
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ...?
 
Arif AYTULUN
 
Aynur SÖNMEZ
 
Cevdet AKÇAKOCA
 
Mehmet ŞENTÜRK
 
Seyithan KÜTÜKÇÜOĞLU
 
Soner TÜRKÜM
 
Talha APAK
 
Taner ERASLAN
 
 
 
Tarihte Bugün
1532 - Francisco Pizarro ve adamları İnka İmparatoru Atahualpa'yı esir aldılar.
1849 - Rusya'da bir mahkeme Fyodor Dostoyevski'yi hükümet karşıtı eylemlerinden dolayı ölüm cezasına çarptırdı, bu ceza daha sonra kürek cezasına çevrildi.
1869 - Akdeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Süveyş Kanalı açıldı.
1907 - Kızılderili Toprakları ve Oklahoma Toprakları olarak anılan bölgeler birleştirilerek Oklahoma adı altında 46. cı eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1926 - Hintli şair Tagore İstanbul'a geldi. Tagore, "Yaptığınız inkılaplar yalnız Türkiye İçin değil, bütün Doğu için de parlak bir gelecek hazırlamaktadır" dedi.
1935 - İngiltere'de Muhafazakar Parti seçimleri 432 sandalye alarak kazandı.
1937 - İran ve Irak sınırlarına ulaşacak olan Diyarbakır-Cizre demiryolunun temeli atıldı.
1938 - Atatürk'ün nâşı Dolmabahçe Sarayı'nda katafalka kondu.
1938 - LSD ilk kez olarak İsviçre'nin Basel şehrinde bulunan Sandoz laboratuarlarında İsviçre'li kimyager Dr. Albert Hofmann tarafından sentezlendi.
1942 - Tasvir-i Efkâr gazetesi yayımlanmaya başladı.
1945 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kuruldu.
1949 - İsmet İnönü ve Celâl Bayar'a suikast ihbarı yapıldı. Osman Bölükbaşı ve Fuat Arna suikast düzenleyicisi olma iddiasıyla tutuklandılar. İddianın geçersizliği anlaşılınca her ikisi de 21 Kasım günü serbest bırakıldılar.
1967 - Merkezi ABD'de bulunan Uluslararası Şiir Forumu Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı yaşayan en büyük Türk şairi seçti.
1975 - Eylül depreminde evsiz kalan Liceliler resmi daireleri işgal etti.
1979 - Başbakan Süleyman Demirel, "Devraldığımız şey kuyruktur, yokluktur, kan denizidir." dedi.
1986 - Mimar Sedat Hakkı Eldem Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü aldı. Eldem'in İstanbul Zeyrek'teki Sosyal Sigortalar Kurumu binası bu ödüle değer görüldü.
1988 - Yüksek öğrenim kurumlarında başörtüsünü serbest bırakan düzenleme Meclis'te yasalaştı.
1991 - Bilge Karasu, "Gece" romanıyla, Pegasus Edebiyat Ödülü'nü aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:41
  • Öğlen13:09
  • İkindi16:36
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:43
 
 
Anket
Denetim Hakkında Meslektaş ne kadar bilgili?
Çok Bilgili
Az Bilgili
Hiç bir fikri yok
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
İktisadi Haber Ajansı Çözüm Ortağı
 
Arşiv
 
Süper Loto
15.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu313437394850
 
On Numara
12.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07132023293234384142444653596263697074767779
 
Sayısal Loto
14.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050814174546
 
Şans Topu
14.11.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131423262714
 
Gazete Manşetleri
 
 
Kurumsal

İçerik

Denetim Gündemi

Denetim Haberleri

Teknoloji