DUYURU!!!

Ana Sayfa » Denetim Gündemi » Denetimde Algı Değişikliği

Denetimde Algı Değişikliği

Akıl okuyarak, rahatlarının kaçmaması için neden vazgeçerse bu insanlar, inanın ona satılmışlar demektir. Korkak olurlar. Çünkü yavaş yavaş farkındalıklarını kaybetmişlerdir.

 
 
Denetimde Algı Değişikliği

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip:

“Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu kaça alırsınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, “Bu” der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”

En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. “Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Öğrenci, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: “Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..

Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır. Bilge sorar: “Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?” Öğrenci: “Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık” diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir: “Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir.” Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Mesele kuyumcuyu bulmaktadır…  (Alıntı)

Her hikâyeden çıkarılması gereken birtakım hisseye düşen kıssalar var elbet. Zaman zaman içinde, bir takım boyutlarda dolaşır yazar, vermek istediği mesajları belki de bu gibi anlatımlarla zenginleştirmek ve mesajını daha rahat hikâyenin üzerinden anlatmak ister. Teknik terminolojiye fazlaca girmeden. Aslolanın, değişik RENK VE AHENK içinde çarpan yüreklerde, 5N ve 1K olarak kendini bulması değil midir? 

Evet… Her yer Şems dolu. Fakat önemli olan, Şems’i gören Mevlana yüreklerdir.

Tıpkı yukardaki anlatı da olduğu gibi. Göre Ne, Köre Ne !!!
Hoyrat zamanlarımız ne kadar fazla ki, kendi meselelerimizden uzaklaşarak, yine kendi içimizdeki mezarlığa yolculuğumuz bitmek bilmiyor. Bir cahiliye evresinden sonra, bu defa bir cühelalık inkışafının korunuyor olması, demogoji üzerine yüksek ihtisas yapanlardan  belli. Geride ne yaşanmışsa, geleceğe aynı ile taşırsak, dünya interlandın da sığ ve yobaz ve klişeleşmiş akıl tutulmalarından öteye gidemeyiz.
            Akıl okuyarak, rahatlarının kaçmaması için neden vazgeçerse bu insanlar, inanın ona satılmışlar demektir. Korkak olurlar. Çünkü yavaş yavaş farkındalıklarını kaybetmişlerdir.
            Diğer disiplinler ile barışık ve devamlı iletişen bir disiplin içinde, yürüyeceksek; bu defa denetimsiz kalmamaya özen göstererek, düzensizliğe, başıbozukluğa muhalefet etmemiz şarttır. Yarın için, bugünden yanmak lazım.
Yanmadan olmayacağına göre, neyin duasına çıkarız.
            İç (!) denetiminde başarılı olamayan, öfke nöbetlerinde boğulan bir insan, ancak ve ancak içinde bulunduğu toplumu gerer. Negatif enerji yayarak, toplumu karanlık yüzlere ve çatık kaşlara döndürür. İki kaşın arasını gösteremeyen insandan ne kendine ve ne de dışa doğru genişleyen dünyasında kimseye fayda gelmez. Minare gölgesi gibi…
            Büyük resmi görerek, kendi mevcudiyetimizle ilgili alan kısmında işte her birey, üzerine düşeni eksiksiz yapmalı.Tıpkı içinde bulunduğumuz kayıt ve denetim unsurlarının önemlilik arzeden taraflarını görerek, hazırlanmamız gerektiği gibi.
Günlük hayat gailesinde kullandığımız, “ boyacı küpü değil ki” deyiminden yola çıkarak, büyük çoğunluğun biçare bekleyişlerine tanık olmak hercailikten öte değildir.
Sabırlı olmak lazım. İstenildiği anda dört başı mamur meslek ve meslektaşın memnun kalacağı bir düzeni kurmak olası değildir
            Bu bakımdan bazı yürürlüğe konması geciken kanun ve yönetmelikler çerçevesinde, uygulama alanları da dâhil, birçok konuda tekrarlı olarak meslektaşlar arasında dolanan meslek fısıltılarının, asgari olarak tarif edilebilmesi ancak ve ancak algıların değişmesi ile mümkündür.

Peki, bu nasıl olacak?

Sonradan kapalı ekonomiden küresel bir var olmaya yönelik çabalar neticesi mutlak olarak kavuşmuş olduğumuz dış denetim bir tarzdır. Yani bir anlamda uygulayıcıya veya ticari hizmet sektörünün güzide insanlarının yaşam tarzıdır. Haliyle,  bu yaşam biçeminin de kendine göre dayandığı bir algı mekanizmaları vardır. Birçok hayal veya birçok korku veya umut dağları gibi temel algılar… Buradan bir şeyler yazacak olursak, temel algılar değişmedikçe, kimsenin anlayış ve yaşam biçimi değişmez hükmüne varabiliriz.

            Toplum mühendisliğinin temeli algı yönetimi ise, önce meslektaşlar olarak bu mesleğe olan yabancılığımız, kültürel yozlaşmaya ve yolsuzluklara olan kati karşı koymalarımızı geliştirerek değişim içinde olmalıyız. Küresel çapta bir şekilde varoluşçuluk ancak bu temel ilkeleri yerine getirmemizle mümkündür. Bir an evvel bu kötü algılı durumdan kurtulmak için, dış denetim de bir manifesto yayımlamak sureti ile önlem alınmalı ve gelecekteki sağlıklı ve temiz bir toplum için milli ve manevi değerlerimizin izinden ilham alarak, geleceğin mesleğine sahip çıkmalıyız.  

"Marifet nedir bilir misin? Taşlara bakan gözlerin çiçekleri görmesidir! … Gördüklerimiz an itibari ile belki biraz flu olmakla, gerçeklerin güneş kadar parlak ve ortada olduğu bir dünyada, gözlerimizi ışığa alıştırmak hiç de zor olmasa gerek.

 

Durağan olarak kabul ettiğimiz bugünlerin aslında, doğum sancıları çeken bir uyanışa işaret ederek, hedefine sağlam adımlarla yürümektedir.

Saygılarımla… 21.07.2015

Selahattin İPEK
Bağımsız Denetçi
bdselahattinipek@gmail.com


İKTİSADİ DAYANIŞMA HABER AJANSI 'NDA YAYINLANMIŞTIR...


İlgili Haberler
left
right
 
 
22 Temmuz 2015 Çarşamba 13:42
Okunma: 2318
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Selahattin İPEK - Bağımsız Denetçi
 
Abdullah TOLU - YMM
 
DENETİM KÜTÜPHANESİ
 
Mehmet ŞENTÜRK - SMMM
 
Memduh ÖZCAN - SMMM
 
SORU - CEVAP
 
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
 
Doğan YILMAZ
 
Abdurrahman FİLİZ
 
Ahmet Metin AYSOY - SGK E. Başmüfettiş
 
Abdülmenaf YAKUT
 
Ali Oygün ÜMİTLEN
 
Sabri ORTA
 
H.Erdem GÜLTEKİN
 
Besim ÇALIŞKAN
 
İsmet ARGIN
 
Ercan ALPTÜRK - YMM
 
Mrs.Guivenere SOPER
 
Önder TUNABOYLU
 
Savas YILDIZ
 
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ...?
 
Arif AYTULUN
 
Aynur SÖNMEZ
 
Cevdet AKÇAKOCA
 
Mehmet ŞENTÜRK
 
Seyithan KÜTÜKÇÜOĞLU
 
Soner TÜRKÜM
 
Talha APAK
 
Taner ERASLAN
 
 
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:41
  • Öğlen13:09
  • İkindi16:36
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:43
 
 
Anket
Denetim Hakkında Meslektaş ne kadar bilgili?
Çok Bilgili
Az Bilgili
Hiç bir fikri yok
 
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
İktisadi Haber Ajansı Çözüm Ortağı
 
Arşiv
 
Süper Loto
07.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010609114549
 
On Numara
04.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03050608111315161922252629344142445166697477
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
06.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020510323401
 
Gazete Manşetleri
 
 
Kurumsal

İçerik

Denetim Gündemi

Denetim Haberleri

Teknoloji