Mali müşavirler arasında ‘Konkordato’ krizi! Mahkemelik oldular

Ana Sayfa » Mevzuat » Yılsonunda Şüpheli Alacak Karşılıkları

Yılsonunda Şüpheli Alacak Karşılıkları

 
 
Yılsonunda Şüpheli Alacak Karşılıkları

Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi uyarınca “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla,

  • - Dava ve icra safhasında bulunan alacaklar;
  • - Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; şüpheli alacak” sayılmaktadır.

Yasal düzenleme gereği; “Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları, tahsil edildikleri dönemde 
kâr-zarar hesabına intikal ettirilir.”

Tahsil edilemeyen bir alacağa şüpheli alacak karşılığı ayırabilmek için mükelleflerin;

  • - Ticari ve/veya zirai faaliyetle uğraşmaları, 
  • - Bilanço esasında defter tutmaları gerekmektedir.

Tahsil edilemeyen bir alacağa karşılık ayırabilmek için;

  • - Alacağın işletmenin normal ticari faaliyetlerinden kaynaklanmış olması, 
  • - Alacağın karşılık ayrılarak zarar yazılabilmesi için, kârın oluşumunu etkilemiş, daha açık bir  ifade ile tahakkuk esasına göre ticari kayıtlarda hasılat hesaplarına intikal ettirilmiş olması, 
  • - Alacağın teminatsız olması, alacak kısmi teminatlı ise ancak teminatsız kısım için söz konusu karşılığın ayrılması gerekmektedir.

Karşılık ayırmanın amacı alacaklı konumundaki ticari kazanç sahibinin karşılaşması söz konusu olabilecek mali risklere karşı kısmen korumaktır. Ancak; şüpheli alacak karşılığı ayırabilmek için mevcut alacağın gerçek nitelikte mevcut bir ticari işlemden kaynaklanmış olduğu hususunun kanıtlanması, alacağını tahsil edemeyen mükellefe ait olmaktadır.

Diğer yandan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş alacaklar içinde şüpheli alacak karşılığı ayırabilmektedir.

Uygulamada Vergi Usul Kanunu’nda şüpheli alacak karşılığının gider olarak yazılmasında dönem kısıtlaması öngörülmediğinden, icra takibine başlanan yılda ilgili alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmektedir. (Danıştay 4. Daire E. No:2009/5618, K.No: 2012/2056)

Alacağın vadesi gelmesine rağmen yasal takibata geçilmemesi, borçlu ile anlaşarak yeni bir ödeme planı yapılması veya alacakların ertelenmesi ya da alacak için yasal takibata geçilse dahi, değerleme gününden önce borçlu ile anlaşarak yeni bir ödeme planı yapılması durumlarında bu alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz. (Beyanname Düzenleme Kılavuzu, 2016 HUK Yayınları Cilt 3, sf. 285)

Vergi Usul Kanunu’nun 259. maddesi gereği olarak “Değerlemede iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas” tutulmaktadır. Aynı kanunun 264. maddesinde ise tasarruf değerinin bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği değer olduğu hususu hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla değerleme günü itibarıyla şüpheli alacak koşullarını taşımayan alacakların, beyanname verme tarihine kadar şüpheli hale gelmesi halinde, değerleme gününün ilgili bulunduğu hesap dönemi kazancından indirilmesi söz konusu olamayacaktır. Örneğin 31 Aralık 2016 tarihi itibarıyla şüpheli alacak şartlarını taşımayan bir alacağın örneğin 1 Ocak 2017 ve daha sonraki günlerde değersiz alacak haline geldiğini varsayacak olursak ve bu alacak için borçlu ile anlaşarak yeni bir ödeme planı yapmamız halinde dahi 2016 hesaplarında şüpheli alacak karşılığı ayırmak hukuken mümkün değildir.

Vergi Usul Kanunu’nun 324. maddesinde yer alan “Vazgeçilen Alacaklar” değersiz alacaklar olarak kabul edilmektedir. Vazgeçilen alacaklar için borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabı açılır ve bu hesaba aktarılır. Bu hesabın içeriği alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde, kâr hesabına alınır. İşin terki, tasfiye, devir, birleşme gibi faaliyetin üç yıldan önce sona ermesi halinde ise üç yıllık süre beklenmeden işi bırakma, devir, birleşme, tasfiye beyannamelerinde karşılık tutarı matraha eklenmektedir.

ito

İlgili Haberler
left
right
 
31 Ocak 2017 Salı 08:57
Okunma: 1775
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Tarihte Bugün
1860 - Abraham Lincoln ABD başkanı seçildi.
1900 - William McKinley ABD başkanı seçildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:41
  • Öğlen13:09
  • İkindi16:36
  • Akşam19:15
  • Yatsı20:43
 
 
Anket
Denetim Hakkında Meslektaş ne kadar bilgili?
Çok Bilgili
Az Bilgili
Hiç bir fikri yok
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
İktisadi Haber Ajansı Çözüm Ortağı
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
Gazete Manşetleri
 
 
Kurumsal

İçerik

Denetim Gündemi

Denetim Haberleri

Teknoloji